1914 yılında Kabataş Sultanisi'nde öğretmenlik görevine başladı ve görevini ölümüne kadar sürdürdü.
1915'te İttihat ve Terakki Fırkası ileri gelenlerinden Doktor Besim Ethem Bey'in kızı Calibe Hanım'la evlenen Ömer Seyfettin'in bu evlilikten Fahire Güner isimli bir kızı oldu. Evliliği 1918'de bitti.
ŞEKER HASTASI OLDUĞU TESPİT EDİLEMEDİ
1917 yılında amansız bir rahatsızlığa yakalanan yazarın hastalığı bir türlü teşhis edilemedi. Doktorlar bol bol meyve yemesini, üzüm hoşafı içmesini tavsiye ediyorlardı. Oysa Ömer Seyfettin şeker hastasıydı, fakat o günün tıbbi şartları bunu anlamaya yetmemişti.
Otopsi yapılan Ömer Seyfettin'in şeker hastası olduğu ve hastaneye kaldırılmadan önce beyin kanaması geçirdiği anlaşıldı.
GERİDE 10 KİTAP, 125 HİKÂYE BIRAKTI
1917'den ölüm tarihi olan 6 Mart 1920'ye kadar geçen zamanda, 10 kitap, 125 de hikâye yazdı. Hikâye ve makaleleri Yeni Mecmua, Şair, Donanma, Büyük Mecmua, Yeni Dünya, Diken ve Türk Kadını gibi dergilerle Vakit, Zaman ve İfham gazetelerinde yayımlandı. Bir yandan da öğretmenlik görevini sürdürdü.
HİKÂYELERİ YÜZYILDIR OKUNUYOR
1920'deki ölümünden sonra en yakın arkadaşı Ali Canip Yöntem, onun hayatını ve mizacını anlatan, en kuvvetli hikâyelerini içeren Ömer Seyfettin ve Hayatı adlı bir kitap yazdı ve bu kitap 1935 yılında yayımlandı.
Kısa bir süre sonra da bütün hikâyeleri bir kitap serisi halinde basılan yazarın hikâyeleri, ölümünün üzerinden 100 yıl geçmiş olmasına karşın halen okunmaktadır.