Müzik, raks, şiir

 

Benim için müzik ve raksın ahengi şiiri doğuruyordu içimde. Aklımı başımdan alan iki şey, bir şeyde bütünlüyordu kendini: Şiirde. İçimdeki kini de ona söylüyor, kavgamı da onunla ediyor, aşkımı da ona ilan ediyordum. Onu okurken hangi cümlede kendime rastlayacağımı arıyordum. Kendimi bir nehrin yatağına bırakırcasına bırakıyordum onun akışına. O beni hem okuyor, hem de yazıyordu.

 

Kendi elime aldığımda kalemi, büyüler çözülüyor kâğıdıma. Unutuyorum nerede olduğumu, kim olduğumu. Kendimi ararken burda bulduğumdan belki...

Hep arıyorum bulunduğum yeri.

 

Bir fikre bırakıyordum önceleri kendimi, okudukça okuduklarıma benzer oluyordum. Sonraları savruldum fikirden fikre. Kendimi ararken kaç farklı yerde olduğumu anlıyordum. Benden önce davrananların hayranlıkla okuyordum satırlarını. İçimdeki arayışa da manalar seçiyordum.

Bitemezdi bu huzurlu karmaşam.

 

Bazen surelerdi benim için şiir. Bir inşirahta nefes aldığımı hisseder oluyordum. Bazen öylece birinin hır dolu satırlarında geliyordum kendime. Bana benden seslenene tapıyordum.

 

 

Savrulurken bu arbedede, çoğu yazdıklarımı yırttım, kiminde güldüm kendime, kiminde isyanıma sarıldım. Ben değiştikçe içimdeki ahengin de değiştiğini gördüm. Şiirden şiire fark yoktu. Şiir olmuş çıkmışsa hakkı vardı. Kimden seslendiğinin önemi yoktu.

 

Bunca his bir şiir yankısı uyandırdığında benim için şiir olmayan neydi? Yüzeysel kalabalıklar gibi samimiyetten uzak, öylesine, parmakların yazıp ruhun sustuğu her şey benim için şiire sırtını dönmüş yazılardan ibaret. Mana içermeyen, beni içime döndürmeyen her şey.

 

Müzik ve raksın ahengi dedim şiire bakışıma. Büyük bir pistte tek başına dans etmek gibi melodinin akışında. Fark ediyorum ki bu armoni deryası yalnız başına şiiri şiir yapmıyor. Her an neşeli şeyler dinlenmeyeceği gibi.

 

Bazen bazı şiirler an'ı kurtarmak gibiyken. Bazıları güne, haftaya, belki bir ömre yayılabiliyor.

 

Her an içinde farklı bir hissi barındırdığı gibi, bazen bir esinti şiiri, bazen de özelliğini korumak için en farklı zamanlarda okunanlar gibi. Hep sona saklananlar, alelade bir zamana heba etmek istemediklerimiz gibi.

 

Onun akışındayken her şey aşikâr edilmemeli, apaçık yazılmamalı; herkes payına düşeni almalı o şiirden. Sermemeli her sırrı gözler önüne. Uluorta etmemeli.

 

Onu ücra köşelerde de aramamalı. O her yerde sesleniyor. Bir ağaçta, bir suyun akışında, bir kavgada, sokakta, ötekisi belli olmayan bir aşkta, gizlenen bir sırda...

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.
  • Selim can zengin 13 Haziran 2022 13:36

    Çok başarılı, okuduğumda çok etkileniyorum.