Anasayfa > Yazarlar > Levent Yetkin > Kerpiç evli küçük pencereler
Levent Yetkin

Kerpiç evli küçük pencereler

13.11.2019 02:55 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Levent Yetkin
Sağlam olsun diye temeli kara taşlarla, duvarlarının geri kalan kısmını ise buğday samanı ve kil toprağın önce su karıştırıp yoğrulduğu, tahta kalıplara döküldükten sonra kurutularak şekillendirilen kerpiçle örülmüş bir evde doğdum. Birçok Anadolu insanı gibi başladı yaşamım. Ve biz başımıza gelenlerin atalarımızda olduğu gibi bizim de kaderimiz olduğuna inanmıştık. Sonuç olarak kaderimizi kabullenmek zorunda kaldık. İsyanımız kaderimize değil, kaderimizi değiştirmeye çalışan kahpe, onursuz, hırsız ve emek düşmanı düzene karşı oldu hep.

Bana sorarsanız kerpiç ev, Anadolu insanının hem biricik sımsıcak yuvası, hem de onun kara zindanıdır. Atalarımızı kışın soğuğundan, yazın sıcağından ve en önemlisi de düşmanlarından koruyan kerpiçten yapılma bu evler, toprağın altında gizlenen böcek ve köstebek misali bizleri de korumuştu yüzyıllardır. Ama hiçbir zaman ne bir böcek olduk, ne köstebek, ne de bir yılan. Sadece, onurluca yaşamak için onları mecburen taklit etmiştik.

Atalarımızın her an tetikte, Malatya Ovası’ndan tozu dumana katarak sarayların ölüm fermanlarını yerine getirmek için paralı cellâtların acımasızca koşturdukları atlarının nal ve kırbaç seslerinin cehennemin dibine yolladığı bir kalesi olmuştur bu evler. Her an Azrail'in soğuk nefesini ensesinde hisseden, fakat çarpışarak onurluca ölmeyi bekleyen toplumumuzun her şeyidir.

Ve tek eksiği küçücük penceresidir. Sadece içeri gün ışığı girsin diye soğuğa ve sıcağa mecburen katlanmak zorunda kalınan, kenarları çamurlarla sıvanmış tek parça küçük bir cam parçasından ibarettir.

Az olana, eksik olana özenilir ya her zaman; ben de hep kocaman pencerelere özenirdim. Büyük annemde, hatta büyükbabamda, Anadolu'da dini bayramlar öncesi genel bir temizlik yapılırken, en az zaman harcanılan temizlikti pencere temizliği. Amcamın sayfalarını satır satır okuyup bazı önemli haberleri makasla kestiği kupürlerden arta kalan dağılmış gazete parçalarını bir topak haline getirmeden önce hohlanarak camdaki tozu-toprağı, kiri ve pası yumuşatan bir nefesle dairesel birkaç hareket yaparak silinen avuçiçi kadar yeri temizlemekten ibaretti temizliğimiz.

Olmayanı arar ya hep insan; evimizde olmayan büyük pencerelere özlem duyarken ben, ansızın daha büyük bir pencere buluverdim sonra. Hem de evimizdeki pencerenin binlerce katı büyüklüğünde.
Kitaplardaydı o pencere; ve koskocamandı, perdeleri de ardına kadar açık.

Ve o kitaplarda, bizim kanımızı içmeye doymayanlar gibi daha nice kan içenleri gördüm. Kahpece kurgulanan planlara yenik düşüp savaşlarda canını yitiren zavallı milyonların hikâyelerine tanık oldum. Taht uğruna, mevki-makam uğruna zulmeden iktidarları tanıdım. Halkını üç kuruş paraya satan şerefsizlerin varlığını öğrendim. Çalan, çırpan çakalların her daim işbaşında olduğunu ibretle okudum.

Ve dedim ki, iyi ki küçücük pencereli, kerpiç bir evde doğmuşum; yoksa bu denli büyük bir pencereyi asla keşfedemezdim.
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.